Tarihsel Kötülükler Çöplüğü Olarak Mit/4
20 Şubat 2018 Salı Saat 09:06
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Can Toprak

 Kürdistanlı üç kadın devrimci Paris’te toprağa düştüğünde, düşünen-sorgulayan her insanın vicdanında katilin kimliğine ilişkin bir şüphe kalmamıştı. Başta Özgürlük hareketi yöneticileri olmak üzere bu konuda taraf olan, olmayanların tamamı cinayeti Mit eliyle TC’nin işlediğini tahmin etmişlerdi. Cinayetin TC tarafında işlediği tereddütte yer bırakmayacak tarzda bilinçlere kazınmıştı. Türk egemenlerinin tarihsel olarak hafızalarda yer edinen kirli sicilleri ile kamuoyuna yansıyan veriler bir araya gelince bu algı hızla toplumda kabul görmüştü. Geriye katliamı kimin planlayıp-uyguladığının açığa çıkarılması kalmıştı. İlerleyen zaman diliminde tetikçinin yakalanması, katliamın hazırlık aşamalarına ilişkin ses kayıtları kamuoyuna yansıması, bu algıyı perçinlemişti. Tetikçinin yakalanması ve ses kayıtlarının ortaya çıkması aslında cinayeti çözmek için yeterli veri sunuyordu. Aklı başında bir savcı, yâda istiparat örgütü bunlara dayanarak yapacakları bir soruşturma ile nerden talimat alındığını, cinayet ağı içinde kimlerin yer aldığını, tetikçinin kimliği, çevresi, kimlerle hareket etiğini vb. açığa çıkartabilirdi. Cinayetin Paris’te işlenmesi, katledilenlerin üç seçkin öncü devrimci olmaları, kamuoyunda olayın aydınlatılması yönünde yoğun bir beklenti ve talebin bulunması araştırma yapacakların işini ayrıca kolaylaştırıyordu. Bu anlamda Fransız güvenlik kurumları ve adalet sistemi eldeki verilerden yola çıkarak kolaylıkla bu cinayeti, onu tasarlayan, azmettiren ve uygulayanların ilişkilerini çözebilirdi. Fakat nedense bunlar yapılmadı, yâda yapılmak istenmedi, halende istenmiyor. Devletler, kendileri, bulaşmamış ve içinde yer almıyorlarsa egemenlik alanlarında cereyan eden, bırakalım bu düzeydeki siyasal cinayetleri, basit kriminal olayları bile mutlaka çözmeye çalışırlar. Çözümlenmemiş-faili meçhul her olayı kendi egemenliklerine yönelmiş bir saldırı sayarlar. Bu anlamda bir yerde çözümlenmemiş bir olay varsa mutlaka orada egemen devletin ilişki ağına bakmak gerekir. Çünkü devletlerin güvenlik kurumlarının gözetiminde-himayesinde gelişen olaylar ile karmaşık ulusalarası ilişkilerin değdiği-odağında yer aldığı olaylar genel olarak örtbas edilmeye çalışılır. Bu nitelikteki olayların üstü menfaat karşılığında örtülür. Bu nedenle en iyimser tarzda değerlendirilse bile Paris katliamında bu iki olasılığın aynı anda birlikte, yada en az bir yönünün rol oynadığı varsayılabilinir.  Fakat bunun bir ortaklık biçiminde mi, yoksa çıkarların örtüşmesi tarzında mı olduğunu kestirmek şimdilik zordur. Paris katliamının faili TC’dir. Fakat mekânı Fransa’dır. Dolayısıyla ortak değilse, ulusalarası çıkarlar örtüşmüyorsa cinayeti aydınlatmak, planlayan, azmettiren, tetiği çeken ve sonuçlarında medet umanları açığa çıkarmak Fransız devletinin görevidir. Şimdiye kadar tüm bunlar yapılmamışsa ya bu alanda kirli bir ilişkiyi-ortaklık vardır. Yâda TC’yi aşan bir irade olduğunu gösterir. Kuşkusuz tüm araştırma ve soruşturmalara rağmen netleştirilemeyen hususlar olabilir. Fakat bunlar istisnai durumlar için geçerlidir. Paris katliamında ise hem asgari araştırmalar yapılamamış, hemde tüm belirtiler katliamda TC’yi aşan bir iradeyi işaret etmektedir.  Buna göre cevaplanması gereken hususları şöyle özetlemek mümkündür.

1-Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre cinayetin tetikçisi Ömer Güneydir. Ömer Güney MİT’in haber elemanıdır. Muhtemelen etnik bölücülük dairesi yurt dışı ünitesine bağlı çalışmaktadır. Fakat kamuoyuna yansıyan ses kaydında Ömer güney bir haber elemanından daha fazladır.  Diyaloglara yansıyan bir haber elemanı ile onun amirleri konumundaki Mit yöneticileri arasındaki konuşmaların çok ötesindedir. Mit meslek memurları son derece silik ve edilgen, Ömer Güney ise her şeyi bilen, domaine eden,emir veren-planlama yapan konumundadır. Bu anlamda konuşma akışı-içeriği ile kişilerin MİT’teki konumları ters orantılı görülmemektedir

2- Konuşma içeriğinde Ömer Güney cinayete hazırlanan bir haber elemanından çok her şeyi bilen, önceden hazırlanmış, planlamasını tamamlanmış bir çalışmanın yöneticisi konumundadır. Ses kaydı baz alındığında Ömer Güney bu cinayete çok önceden çalışmıştır. MİT’çiler çalışmaya yeni başladıklarına göre, daha önceki hazırlık kimin, hangi ülkenin ve onun istiparat teşkilatının eseri olduğu önem kazanmaktadır. Bu soruya verilecek cevap bu olayda perde gerisinde kalan gücü açığa çıkarabilecektir.

3- Dışarda gelen bir haber elemanının Paris’i-başka yerleri bu düzeyde bilmesi, hakim olması olağan görülmemektedir. Ömer Güney bu düzeyde mekanları bilmesi, hâkim olacak düzeyde üzerinde çalışması, sadece Paris katliamına hazırlıkla açıklanamaz.

4- Ses kaydında silah alınacak yer olarak geçen Belçika’daki ‘Arap’ asılı kişi ve onun etrafındaki ağın nereye uzandığı, bu ağın basit bir organize suç örgütümü, yoksa bir istiparat örgütünün uzantısı mı olduğunun açığa çıkarılması son derece önemlidir. Ömer güney ile bu kişilerin ilişkisini kimin sağladığı, bir-birinde silah alış-verişi yapacak kadar güvenmelerini sağlayanın hangi irade olduğu son derece büyük önem kazanmaktadır. Bu veriler Ömer güneyin Mit dışında bir yada daha fazla istiparat örgütleri ile ilişkilerine işaret etmektedir.

5- Ömer güneyin Mit dışında başka bir istiparat örgütü ile ilişkili olduğunu gösteren bir veride, onun Ankara ulus semtinde Paris katlamanı planlama toplantısına üzerinde gizli ses kayıt cihazı ile gitmiş olmasıdır. Bu toplantıya Uğur Kaan Ayık, Oğuz Yüret ve Ömer güney katılmışlarıdır. Buradaki konuşma gizlice kayıt altına alınmıştır. Kayıt altına alanlar Oğuz Yüret ile Uğur Kaan Ayık iseler kendilerine bağlı bir haber elemanın neden gizli kayıt altına aldıkları ciddi bir soru işareti olarak gündeme gelir. Onun başka güçlere bilgi sızdırma olasılığını düşündüklerini gösterir. Onlar değil, Ömer güney kayıt yapmışsa, bu işin içinde bir başka istiparat örgütünün olduğunu gösterir. Ömer güney bu kaydı Mit için almadığına göre, muhatap durumundaki Fransız istihbaratımı, yoksa hiç gündeme gelmeyen Alman istihbaratına vermek için mi aldığı sorusu önem kazanır.

6- Almanya’daki Mit haber elemanlarını ortak kullanma yönünde, Almanya ile Türkiye arasında bir gizli anlaşma bulunmaktadır. Bu anlaşmaya göre Almanya sınırları içinde faaliyet yürüten Mit haber elemanları Alman istiparat ile ortak sevk-idare edilmektedir. Görüşmeler Alman istihbaratının denetiminde yapılmakta, rapor alma ve talimat verme bu tarzda işlemektedir. Ömer Güney Almanya’da kalan ve bu tarzda MİT’e haber elemanı olarak çalışan biridir. Bu anlamda Alman istihbaratının MİT’in cinayete ilişkin arayışlarını önceden öğrenme ve ‘kolaylaştırıcı’ rol oynaması ihtimal dâhilindedir. Bu konuda Almanya’nın mutlaka cevaplaması gereken temel soru Ömer Güney’i ortak eleman olarak sevk-idare edip-etmedikleridir.

7-Kürt ve Kürdistan sorunu ulusal karakterli yönde kendisini gösterse de esasında ulusalarası güç odaklarının yaratığı, besleyip-büyüttüğü ve halen sürdürdüğü bölgesel bir sorundur. Bu sorunda Kürdün payına yasak, baskı, yoksulluk ve kıyım düşerken, sömürgecilere biçilen rol Ulusalarası güç merkezlerine bekçilik yapmalarıdır. Bundan dolayı bu sorunda çözüm arayışları, olasılığı sömürgecileri ve onları statüko bekçisi olarak kullananların uykularını kaçırtmaktadır. Tüm bunlar Kürt sorunundan söylem düzeyinde de olsa çözüm olasılığının gündemleştiği bir dönemde, devreye konulan Paris katliamında tetikçilik yapan TC dışında, azmettirici ve kolaylaştırıcı bir güç olarak Almanya’yı mercek altına almayı zorunlu kılmaktadır.

Can Toprak

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

 

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Solin Bahar
Henüz Yazı Eklenmemiş
Bahar Deniz
Henüz Yazı Eklenmemiş

ARAMA